Bir web sitesinin büyük bölümü aslında yazıdır. Ziyaretçi siteye geldiğinde gördüğü şeyin çoğu metindir; başlıklar, bağlantılar, açıklamalar. Bu yüzden tipografi, çoğu markanın sandığı gibi küçük bir detay değil, sitenin asıl yüzüdür. İyi kurulmuş bir yazı düzeni okumayı kolaylaştırır, neyin önemli olduğunu gösterir ve markaya sessiz bir ses kazandırır. Kötü kurulmuş bir tipografi ise, içerik ne kadar değerli olursa olsun ziyaretçiyi yorar ve uzaklaştırır. Bu yazıda web tasarımda tipografiyi bir font seçimi olmaktan çıkarıp bir okuma sistemi olarak ele alıyoruz.
Tipografi okunabilirlikle başlar
Tipografinin ilk görevi etkilemek değil, okunmaktır. Ziyaretçi metni zorlanmadan okuyabiliyorsa, tasarım işini yapıyor demektir. Bu yüzden ilk karar gösterişli bir font değil, ekran üzerinde rahat okunan bir yazı tipidir.
Okunabilirlik yalnızca fonttan ibaret değildir. Satır uzunluğu, satır aralığı ve yazı boyutu en az font kadar belirleyicidir. Çok uzun satırlar gözü yorar, çok sıkışık satırlar okumayı zorlaştırır. Bu ölçüler doğru ayarlandığında okuma akıcı hale gelir.
Ekran tipografisi, basılı tipografiden farklı kurallar ister. Farklı cihazlarda ve çözünürlüklerde aynı metnin okunaklı kalması gerekir. Bu yüzden boyutların sabit değil, ekrana göre esneyen bir mantıkla kurulması daha güvenlidir.
Tipografinin ilk görevi etkilemek değil, rahatça okunmaktır.
Hiyerarşi kurmak
İyi tipografi, ziyaretçiye neyin önce, neyin sonra okunacağını gösterir. Bir başlık, bir alt başlık ve bir paragraf farklı ağırlıkta olmalı ki ziyaretçi sayfayı bir bakışta tarayabilsin. Bu ağırlık farkı, tipografinin sessiz yönlendirmesidir.
Hiyerarşi çok sayıda farklı boyutla değil, sınırlı ve tutarlı bir ölçekle kurulur. Birbirine yakın ama belirsiz boyutlar, hiyerarşiyi netleştirmek yerine bulanıklaştırır. Net adımlarla ayrılan bir ölçek, düzeni hemen okunur kılar.
Hiyerarşi kurarken kullanılabilecek araçlar şunlardır:
- Boyut: en önemli içeriğe en büyük ölçeği ayırmak
- Ağırlık: vurguyu kalınlıkla, gövdeyi normal ağırlıkla taşımak
- Boşluk: başlıkların etrafına nefes alanı bırakmak
- Renk ve ton: ikincil bilgiyi daha açık tonla geri çekmek
Font eşleştirme
Çoğu site iki fontla rahatça yürür: biri başlıklar, biri gövde metni için. İkiden fazla font, çoğu zaman tutarlılığı bozar ve sayfayı dağıtır. Sınırlı bir font seti, hem estetik hem performans açısından daha sağlamdır.
Font eşleştirirken amaç uyum değil, denetimli bir karşıtlıktır. İki font birbirine çok benzerse fark belirsiz kalır; çok çelişirse sayfa rahatsız eder. İyi bir eşleştirme, ikisi arasında net ama uyumlu bir fark kurar.
Font seçimi aynı zamanda bir performans kararıdır. Çok sayıda ağırlık ve stil yüklemek sayfayı yavaşlatır. Yalnızca gerçekten kullanılan ağırlıkları yüklemek, hem hızı hem tutarlılığı korur.
Tipografiyi markanın sesi yapmak
Tipografi, markanın yazılı sesidir. Sağlam ve net bir yazı tipi farklı bir kişilik anlatır, yumuşak ve sıcak bir tipografi farklı. Sitenin tipografisi markanın tonuyla uyuştuğunda, ziyaretçi mesajı okumadan önce bir his edinir.
Bu yüzden tipografi kararı, marka kimliğinden ayrı düşünülemez. Yazı tipi, renk ve dil aynı kişiliği taşımalı; site bu bütünün tutarlı bir parçası olmalıdır. Tutarsız bir tipografi, en iyi içeriği bile zayıflatır.
Advin olarak tipografiyi bir font tercihi değil, sitenin okunabilirliğini ve marka sesini birlikte taşıyan bir sistem olarak ele alırız. Amaç güzel bir yazı tipi seçmek değil; ziyaretçinin içeriği zahmetsizce okuduğu ve markayı doğru hissettiği bir düzen kurmaktır.



