E-ticarette çoğu marka büyümeyi tek bir yöntemle arar: daha çok trafik, daha çok reklam. Oysa siteye gelen ziyaretçilerin büyük kısmı satın almadan ayrılıyorsa, sorun trafiğin azlığında değil, sitenin onu satışa dönüştürememesindedir. Dönüşüm optimizasyonu tam burada devreye girer; aynı trafikten daha fazla sonuç çıkarma disiplinidir. Çoğu zaman küçük sürtünmeleri kaldırmak, bütçeyi büyütmekten daha verimli ve daha kontrollü bir kazanç sağlar. Bu yazı, o sürtünmelere odaklanıyor.
Dönüşüm, trafikten önce gelir
Düşük dönüşümlü bir siteye daha çok trafik göndermek, delik bir kovaya daha çok su dökmeye benzer. Reklam bütçesini artırmak kısa vadede daha çok ziyaretçi getirir ama temel sorun çözülmediği için bu ziyaretçilerin çoğu yine kaybolur. Bu yüzden büyümeye trafikten değil, dönüşümden başlamak çoğu zaman daha akıllıcadır.
Dönüşümü iyileştirmenin güzel yanı, etkisinin tüm trafiğe yayılmasıdır. Sayfayı daha iyi bir hale getirdiğinde, organik, reklam ve sosyal medyadan gelen herkes bu iyileşmeden faydalanır. Bu, tek seferlik bir reklam harcamasından çok daha kalıcı bir değerdir.
Düşük dönüşümlü siteye trafik eklemek, delik kovaya su dökmek gibidir.
Sürtünmeyi bulmak ve kaldırmak
Dönüşüm optimizasyonunun özü, satın alma yolundaki sürtünmeleri bulup kaldırmaktır. Sürtünme; ziyaretçiyi yavaşlatan, tereddüt ettiren ya da yoran her şeydir. Bunların çoğu küçük görünür ama bir araya geldiğinde ziyaretçiyi sepetten uzaklaştırır.
- Karmaşık ya da çok adımlı ödeme süreci; gereksiz form alanları.
- Belirsiz kargo ücreti ve teslimat süresi; sürprizler güveni kırar.
- Zorunlu üyelik; misafir alışveriş seçeneğinin olmaması.
- Yetersiz ürün görseli ve eksik, ikna etmeyen ürün açıklamaları.
- Mobilde zor tıklanan butonlar ve dağınık sayfa düzeni.
Güven, dönüşümün görünmez yakıtıdır
Online alışverişte ziyaretçi parasını gönderdiği bir markaya güvenmek zorundadır. Bu güven oluşmadan hiçbir tasarım iyileştirmesi tek başına dönüşüm getirmez. Güven, sayfanın her detayında sessizce inşa edilir: net iletişim bilgileri, şeffaf iade koşulları, gerçek müşteri değerlendirmeleri ve güvenli ödeme işaretleri.
Özellikle bilinirliği henüz yüksek olmayan markalarda güven sinyalleri kritik önemdedir. Ziyaretçi markayı tanımıyorsa, kararını sayfanın verdiği güven hissine göre verir. Eksik ya da özensiz bir sayfa, ürün ne kadar iyi olursa olsun şüphe uyandırır.
Güven sinyallerini abartılı vaatlerle değil, dürüst ve net bilgiyle kurmak gerekir. Aşırı iddialı ifadeler güven vermek yerine kuşku yaratır. Asıl ikna edici olan, müşterinin sorularına sayfanın baştan ve açıkça cevap vermesidir.
Test et, varsayma
Dönüşüm optimizasyonunun en güçlü yanı, ölçülebilir olmasıdır. Bir değişikliğin işe yarayıp yaramadığını tahmin etmek yerine gerçek ziyaretçi davranışıyla test edebilirsin. Bir buton metnini, bir ürün sayfası düzenini ya da ödeme akışını değiştirip etkisini gözlemlemek mümkündür.
Bu test disiplini, kişisel görüşlerin tartışmasını sona erdirir. 'Bence şu daha iyi' demek yerine veriye bakılır. Hangi versiyonun daha iyi sonuç verdiği fikirle değil, davranışla belli olur. Böylece her değişiklik bir tahmin değil, veriye dayalı bir karar haline gelir.
Advin olarak e-ticaret projelerinde dönüşümü tek seferlik bir tasarım değil, sürekli bir iyileştirme süreci olarak ele alırız. Amaç sadece daha çok ziyaretçi çekmek değil; gelen her ziyaretçiden daha kontrollü ve ölçülebilir bir sonuç sinyali elde etmektir.



